Haftada 4 gün çalışmak, iş hayatının yorucu temposu içerisinde kendisine ve ailesine yeterince vakit ayıramayan birçok çalışan için güzel bir hayal. Elbette, her güzel şey gibi bunun da bedeli var. Daha düşük ücretle çalışmak, daha düşük statüye sahip olmak, patron ya da çalışanların saygısını kaybetmek birer örnek sayılabilir. Yeni Zelanda’da bir firma ise çalışanlarına haftada 4 gün çalışma şansı sundu. İsteyen çalışanlar, haftada bir gün ekstra izin kullanacak ve aynı maaşı almaya devam edecek.

Yeni Zelandalı bir firma, çalışanlarına haftada 4 gün çalışma hakkı sunuyor

https://connect.facebook.net/tr_TR/sdk.js#xfbml=1&version=v3.2

IT’S A GO: PERPETUAL GUARDIAN 4 DAY WEEK!We’re very excited to announce that the four day week is now permanent!…

Perpetual Guardian paylaştı: 1 Ekim 2018 Pazartesi

Müşterilerine finansal yatırım danışmanlığı sunan Perpetual Guardian firmasının kurucusu Andrew Barnes, verimlilik için yeni bir uygulama başlattı. Yaratıcılık ve verimlilik ile ilgili bir makale okuyan ve daha az süre çalışmanın yararlı olacağını düşünen Barnes, Mart 2018’de bu uygulamayı kendi şirketinde denemeye karar verdi.

Başarının anahtarı her zaman ‘çok çalışmak’ olmayabilir

Deneme süresi sonucunda işlerin daha iyiye gittiğini gören Barnes, bu uygulamayı sürekli hale getirmeye karar verdi.

Asıl anahtar; hedefin verimlilik artışı olduğunu belirtmek

1 mesai gününü kaybetmek iş hayatını kötü yönde etkileyebilir. Hiçbir CEO bu fikre kolaylıkla ısınmayacaktır. Bu kaybı çalışanlarının ikame edebileceğine inanan Barnes, çalışanlarını bir konuda uyararak sistemi uygulamaya koydu. Yaptığı tek uyarı ise 4 gün çalışmanın sadece çalışan mutluluğunu değil aynı zamanda iş verimliliğini arttırmayı amaçladığını söylemek.

”Beni işinizi 4 günde nasıl bitireceğinize siz ikna edin.”

Çalışanlarına nasıl verimli çalışacaklarını söylemeyen Barnes, bu yöntemi çalışanlarının kendisine söylemesini istedi. Eğer çalışanlar haftada 4 gün çalışmanın verimli olacağını güzel bir şekilde gösterirse, 1 gün izin kazanacaklardı. Uygulama başarılı ilerleyince ise sürekli hale getirildi.

Auckland Business School ile şirket verilerini inceleyen Barnes, verimlilik konusundaki artışı bilimsel olarak ispatladı

Haziran 2018 itibariyle deneme uygulaması biten şirkette haftada 4 gün çalışmak sürekli hale getirildi. Üniversite işbirliği ile şirket verimliliğini analiz eden Barnes, ilginç sonuçlara rastladı. Araştırmaya göre, çalışanların işlerini zamanında ve başarılı bir şekilde yetiştirme oranları %54’ten %78’e yükseldi.

Şirket giderlerinin sabit olmasına karşın iş akışında %20’lik bir verim artışı sağlandı

İş hayatında başarının anahtarı her zaman çok çalışmak olmayabiliyor. Verimli çalışma, doğru motivasyon, iş tatmini, çalışan motivasyonu, iş ve sosyal hayat dengesi gibi konulara önem vermek, iş hayatında uygulanan geleneksel metotları takip etmekten daha faydalı ve karlı olabiliyor.

Bu rol model, dünyanın birçok yerinde ilgi görmeye başladı

Bulgaristan ve Kolombiya’da tv programlarından davet alan Barnes, Japonya, Kore, Fransa gibi ülkelerden de ilgi gördüğünü belirtiyor. Perpetual Guardian’ın kurucusu Barnes, 19 Şubat’ta diğer firmalara örnek olacak bir döküman yayınlayacak. Haftada 4 gün çalışma sistemini kağıda dökecek olan Barnes, bir akımın öncüsü olabilir.

Değişime en soğuk bakan kesim, orta düzey yöneticiler

Haftada 4 gün çalışmanın verimlilik sağlayacağını öngören Barnes, yeniliğe ayak uydurmada en yavaş hareket eden kesimin orta düzey yöneticiler olduğunu söylüyor. Bu sisteme geçerken çalışanlarınızın vereceği ilk cevap; ”Daha fazla mesai yapmadan daha çok çalışmak mümkün olamaz, ben hayatım boyunca böyle gördüm.’’ olacaktır.

Sorumluluk bilincindeki artış, iş verimliliğini de beraberinde getiriyor

Yaklaşık 15 kişinin yöneticisi olan IT Müdürü Willem van der Steen, yeni sistemin fantastik bir etki yarattığını söylüyor. Haftada 4 gün çalışmanın ve iş planlamasında sorumluluğu personele vermenin iş disiplinini arttırdığını da belirtiyor.

Haftada 4 gün çalışmanın alternatifi küçük izinler

//www.instagram.com/embed.js

Yeni sistemi bir nevi sosyal anlaşma olarak nitelendiren Steen, haftada 4 gün çalışmak yerine küçük izinler almanın da sisteme dahil olduğunu belirtiyor. Yani çocuğunuzu okuldan almak için bir – iki saat erken çıkmak da bu izin formuna dahil. Asıl tema, iş sorumluluğunu üstlenmek ve mesai süresini bahane olmaktan çıkarmak.

Haftada 4 gün çalışma sistemi zorunlu olmasa da katılım %85

//www.instagram.com/embed.js

Çalışanların 1 gün ekstra izin yapıp yapmaması kendi tercihlerine bağlı. İşlerini yetiştiremeyeceğini düşünen çalışanlar elbette haftada 5 gün çalışabiliyor. Yine de haftada 4 gün çalışma oranı %85 olarak ölçülmüş. Barnes, ‘’İş ve sosyal hayat dengemizde baskı oluşturan bu çalışma şeklimizin 21. yüzyıla yakışmadığının hepimiz farkındayız. Bu yüzden çalışma konseptimizin değişmesi gerekiyor.’’ diyerek bakış açısını özetliyor.

Kaynak: 1 2