Günümüz yaşam şartlarında daha çok çalışan, daha çok yorulan, büyük şehirlerde, plazalarda iş, okul, ev arası koşturmacada kendine nefes alacak alan bulamayan insanlık için sağlıklı yaşamın önemi tartışılmaz. Her gün bir yenisi çıkan ve tam birini benimsemişken diğeri gündeme oturan sağlıklı yaşam trendlerinden en az birini mutlaka duymuş, okumuşuzdur. Hızına yetişmek, takip etmek zor, hatta bazen sinir bozucu olsa da, “yeni yılda yeni bir ben” kararlarının henüz gündemde olduğu bu günlerde yeni bir sağlıklı yaşam trendiyle sizleri tanıştırmak isteriz. Her ne kadar sağlıklı yaşam konusundaki trendler hızla değişse de, şimdi bahsedeceğimiz hareket pek de öyle geçici bir hareket gibi durmuyor. Tıpkı “Hygge” de olduğu gibi, yaşam kalitenizi artırabilecek ve günlük rutininizi daha iyi hale getirebilecek bu hareket dergilerde, Pinterest panolarında sık sık rastlayabileceğiniz, son zamanlarda oldukça popüler bir Japon yaşam felsefesi: Wabi–Sabi. Bu yaşam felsefesi sağlık, düşünce yapısı, güzellik alışkanlıkları ve hatta dekorasyon gibi konularda ilham kaynağınız olabilir.

Wabi–Sabi nedir?


Wabi-Sabi, Japon estetiğinde geçiş ve kusurun kabulü üzerine odaklanmış bir dünya görüşüdür. Budistlere özgü özgüven, ızdırap ve boşluk/anlamsızlık olmak üzere varoluşun üç işareti öğretisinden türetilmiş bir kavram olup bazen kusurlu, kalıcı ve eksik bir güzellik olarak tanımlanır. Kusurlu güzelliğin daha estetik olduğunu savunan ve gösterişsiz, daha basit bir yaşam tarzını benimseyen Wabi-Sabi 1500’lü yıllarda ortaya çıkmıştır. Kökeni Çin’de Zen Budizmi’ne dayanan, daha sonra meşhur çay törenleriyle bağlantılı olarak bir Japon hareketine dönüşen Wabi-Sabi terimini, zengin tarihi ve kelimelerin anlamlarının yüzyıllar içerisinde değişmesi sebebiyle tam olarak Türkçeleştirmek zor olsa da Wabi’yi “rustik basitlik” veya “sade şıklık” olarak, Sabi’yi ise “kusurlardan keyif almak” şeklinde tanımlayabiliriz. Antik Japon Krallığı’nda “kusur”, aydınlanmanın kilit adımlarından biri olarak benimsenir. Bu sebeple Wabi–Sabi “kusursuz güzellik” kavramını benimser. Mükemmeli ve yeni olanı savunan Batı kültürünün aksine, “zamanın akışı”, yaş alma gibi doğanın işleyişiyle ortaya çıkan kavramlar Wabi–Sabi’de teşvik edilir.

Modern yaşamda Wabi–Sabi


Antik Japon Krallığı’nın bugünleri öngörebildiğini pek sanmıyoruz ancak hepimizin sürekli çevrim içi olduğu, hayatını sosyal medya kanalları üzerinden yaşadığı ve takipçilerine kendini mükemmel olarak sunma zorunluluğu hissettiği zamanlardayız. Hayatlarımız sürekli başka hayatlarla karşılaştırılıyor ve bu özellikle akıl ve ruh sağlığımız açısından son derece riskli. Tam da bu noktada Wabi–Sabi’nin insanı rahatlatan prensiplerini benimsemek hayat kurtarıcı olabilir. Çünkü bu yaşam felsefesinde genellikle stresli, yoğun ve her alanda mükemmel olmaya çalıştığımız hayatlarımızın aksine mütevazılığı, kusurlarımızı kabul etmeyi ve sahip olduklarımızın kıymetini bilmeyi öğrenmek şart.

Bunlar hepimizin zorlandığı konular evet, ancak gözünüz korkmasın. Wabi–Sabi’yi hayatınıza katmak son derece basit. Tek yapmanız gereken, mütevazılığı benimsemek ve bu fikre açık olmak. Uygulamaya başlamak için öyle ciddi listeler hazırlamanız, kendinizi strese sokmanız da gerekmiyor. Sadelik ve basitlik, hepsi bu. Eğer bakış açınızı değiştirmeyi başarabilirseniz sahip olduğunuza inandığınız kusurlarınızın da sizin bir parçanız olduğunu kabullenmeniz ve onlarla yaşamayı öğrenmeniz hiç de zor değil.

Wabi–Sabi ve nesneler


Düşünce şeklinizi değiştirdikten sonra Wabi-Sabi’yi nesnelere ve günlük rutinimize uyarlamak oldukça basit. Çünkü bu felsefenin özelliği doğallığı, nesneler ve süreçler de dahil her alanda benimsemek. Örneğin daha az satın almaya, zaten sahip olduğunuz şeyleri kusurlarıyla kabul etmeye, evinize doğadan bir şeyler getirmeye başlayacak ve bunu çok seveceksiniz. Çiçekler mesela, bir semboldür Wabi–Sabi’de. Solmaya başladıklarında bile en taze ve mükemmel göründükleri anlardaki kadar takdir edeceksiniz çiçekleri bu felsefeyi benimsediğinizde. Kullanmadığınız ama atamadığınız, bir kenarda unuttuğunuz eşyalardaki güzelliği görecek, aslında çok sevdiğiniz fakat Instagram’da güzel görünmeyeceğinden korktuğunuz için kullanamadığınız her şeyi, yani aslında kusurlu olan, buna rağmen hoşunuza giden tüm eşyalarınızın tadını çıkarmaya başlayacaksınız. Sizce de harika değil mi? 🙂

Wabi–Sabi’yi yaşam felsefesi olarak benimseyen ünlüler


Twitter’in kurucusu Jack Dorsey, Will.I.Am ve Jessica Alba Wabi–Sabi’nin sade ve mütevazı yaşam felsefesini benimseyen ünlülerden sadece birkaçı. Jessica Alba, hayattaki kusurları benimsemekten keyif aldığını, bu uygulamanın çoğu zaman dekorasyon konusunda da kendisine ilham verdiğini söylüyor. Ünlü sanatçı evinde gerçek ahşap veya doğal dokunuşlu nesneler tercih ediyor.

Wabi–Sabi ve kusurlardaki güzelliği ortaya çıkaran sanat: Kintsugi


Wabi–Sabi’nin dekorasyon önerileri için nasıl bir ilham kaynağı olabileceğinden bahsetmişken, yine Japon kültüründen gelen ve Wabi–Sabi’nin mükemmel bir örneği olan Kintsugi’den bahsetmeden olmaz. Kintsugi, toz haline getirilmiş altın, gümüş, platin veya reçine kullanarak kırılmış çömlekleri, vazoları onarma sanatıdır. 500 yıllık tarihe sahip olan bu geleneğe göre aslında hiçbir şey gerçekten kırılmaz. Kırılmayı, bozulma veya yok olma yerine yeni bir var oluş şekli olarak gören Kintsugi, nesnelere kaybettikleri fonksiyonları geri kazandırmanın ötesinde yaşanmışlıkları ve izlerini vurgulayan bir felsefedir.

Wabi–Sabi ve güzellik


Wabi–Sabi felsefesi yaşlanmanın kaçınılmaz olduğunu bilir ve aynı zamanda bunun güzel olduğuna da inanır. Bu hem insanlar hem nesneler için geçerli. “Kusursuz beden” diye bir şey yoktur, sahip olduklarımızla mutlu olmalı, sevdiğimiz şeylere odaklanmalıyız. Olması gereken sizce de bu değil mi zaten? Çoğu zaman insanların kendilerinde hoşlanmadıkları bir özellik başkalarına çekici gelebiliyor. Selfie çekmeye değer görmediğiniz makyajınızla dışarı çıkıp yine de keyif alabileceğinizi bilmek, evinizdeki hizada durmayan duvar kağıdında veya telefonunuzun ekranındaki çatlakta bile bir güzellik bulabilmek, bozulan ya da kırılan bir eşyanızın yerine yenisini almak yerine onu tamir etmek. İşte Wabi–Sabi tam olarak bu. İşin sırrı güven ve pozitif bakış açısında saklı.

Kaynak 1