Yazılmış bir kitap, söylenmiş bir şarkı; zaten başlı başına bir hediye bizler için. Çünkü bir kitabı okurken veya bir şarkıyı dinlerken; belki birkaç aylık, belki bir ömürlük bir deneyime şahit oluyoruz… Yani sanatın herhangi bir dalının içinde bulunmak, sanata şahit olmak; aslında başlı başına bir güzellik. E bir de yapılan sanat, çok anlamlı bir işe vesile oluyorsa? İşte o zaman, tadından yenmiyor efendim…

İşte bize bu cümleleri kurduran ve tam da bu anlattıklarımıza denk düşen bir proje var şu günlerde haberdar olduğumuz… Üstelik bu anlamlı iş, size de içerisinde yer alma şansı tanıyor. Buyrunuz, iki yakından tanıdığımız insanı bir araya getiren o anlamlı proje ve tüm detayları…

Bazılarınız kitaplarından, bazılarınız televizyon programından tanıyorsunuz onu… Aret Vartanyan’dan söz ediyoruz…

1-kimdir-aret
1978 yılında İstanbul’da dünyaya gelen Aret Vartanyan, yazma işini daha küçücük yaşlardayken bile “varoluşunun odağı” olarak görüyordu. O her zaman çok okudu, çok yazdı; belki de bu yüzden bugün böylesine sevilen bir yazar olmayı başardı.

Vartanyan, ilk kitabını çıkardığı 2008 yılından bugüne kadar; “Sen ve Ben”, “Bir Nefes İstanbul”, “Bin Yüz Bir İnsan”, “Gerçekten Yaşıyor Musun?”, “Çırılçıplak Aşk”, “Gitme Zamanı” gibi kitaplarıyla yaklaşık olarak bir milyondan fazla okura ulaştı.

Ayrıca 2011-2013 yılları arasında, birçok insan onu, gerçekleştirdiği “Buyrun Paylaşalım” ve “Sen ve Ben” isimli TV programlarıyla ekranlarda izledi. Elbette Yaşam Atölyesi’nden de bahsetmemek olmaz. Sevilen yazar, 2008 yılında bir de Türkiye’nin en büyük kişisel dönüşüm platformu olarak tanımladığı “Yaşam Atölyesi”ni hayata geçirdi. Ve kendisi halen atölye çalışmaları ile birlikte, Türkiye’nin dört bir yanında üniversitelerde, şirketlerde ve açık konferanslarda yaklaşımlarını paylaşmaya devam ediyor.

Peki Gökhan Türkmen desek, aklınıza ne gelir?

2-kimdir-gokhan-turkmen
“Susma söyle nasıl yaşar böyle insan! Susma konuş, hadi anlat büyük insan!” gelir, ne gelecek başka? :) Sevilen sanatçı Gökhan Türkmen’le, birçoğumuz ergenlik dönemimizde radyoda tanıştık. Öyle ki, daha ekranlarda görmeden, kim olduğunu bilmeden; bu şarkıyı ezbere biliyorduk mesela. Sonrası zaten malumunuz; sesini sadece biz ergenlere değil; her yaştan insana duyurmayı başardı. Bugün de hala, ara vermeden sürdürüyor müzik kariyerini.

Acaba bu iki ismi neden yan yana koyduk?

3-iki-ismi-yanyana
Çünkü kendi alanında başarılı bu iki insan, birlikte fark yaratan bir işe imza attı: Aret Vartanyan ve Gökhan Türkmen “İnsanız Ayıbı Yok”ta buluştu.

Vartanyan’ın yeni kitabı “İnsanız Ayıbı Yok”, geçtiğimiz günlerde, Gökhan Türkmen’in Sessiz albümünde bulunan aynı isimli şarkısının klibiyle birlikte yayınlandı…

Sözleri Ozan Turgut’a, müziği ve düzenlemesi Caner Anar’a ait olan aynı şarkının klibi için, Gökhan Türkmen ve Aret Vartanyan, Varol Şahin’in görüntü yönetmeliğinde kamera karşısına geçti. Ayrıca bu klip için 20 kişi performans sergiledi.

Vartanyan ve Türkmen bu fark yaratan işi, yakın dostları olan söz yazarı Ozan Turgut’un kaybettiği kız kardeşi anısına ithaf etti…

6-ozan-turgut-icin
Ozan Turgut, 2011 yılında kız kardeşi Melike Turgut’u kaybetmişti. Aret Vartanyan ile Gökhan Türkmen de, “İnsanız Ayıbı Yok” isimli kitabı ve şarkıyı, onun anısına ithaf etti…

Ayrıca, bu proje kapsamında, dijital ortamda tıklanan her klip gösteriminden ve satılan her kitaptan toplanacak olan gelir, Melike Turgut adına Ege Orman Vakfı’nda oluşturulan fidanlığa aktarılacak…

7-kitap-geliri
Aret Vartanyan, bu anlamlı iş için “Bu benim kendi zirvem. Her cümlesinin arkasında durduğum, her cümlesinin üzerine saatlerce konuşabileceğim. İnsanlığın aradığı gerçek mutluluk ve huzur için ‘mucize değnek’i cümlelere dağıttım. Bir adamın son gecesinde gerçekleşen sohbetin sonunda ben susacağım, okurlarım konuşacak.” diyor ve Gökhan Türkmen ile işbirliğinin aynı frekansları paylaşan iki insanın sessizliğe ses vermek için buluşması olduğunu da sözlerine ekliyor…

Sessizliğe ses vermek için buluşan bu iki insan sayesinde ve elbette sizlerin de desteğiyle, onbinlerce ağaç İzmir’de yeşerecek!

8-agac-yetisecek
Sanıyoruz, daha önce hiçbir kitabı satın almak; hiçbir klibi izlemek bu kadar anlamlı olmamıştı! Düşünenlerin yüreğine sağlık!