Yıl boyunca hırpalanıp ötekileştirilen biz kadınlar nedense 8 Mart Emekçi Kadınlar Günü’nde yerlere göklere sığdırılamıyoruz. Bizden iyisi yok, her şeyin en iyisine layığız, mükemmeliz, emekçiyiz ah bir de çok güçlüyüz. Nedendir bilinmez ama Kadınlar Günü’nde herkes, yıl boyu gördüğü şiddet karşısında ses çıkaran kadınları güçsüz kılmaya, susturmaya çalışanları unutur. Hiçbir şey olmamış gibi davranır herkes, sanki kadın doğduğu andan itibaren pembe rengine mahkum edilmemiş, eline oyuncak bebekler tutuşturulmamış, abisine/babasına boyun eğdirilmemiş, tacizler karşısında susması söylenmemiş, okulda erkeklik gösterilerinin kurbanı olmamış, nasıl giyineceği buyurulmamış, kahkahası yüzünden suçlanmamış, kırmızı ruju çok görülmemiş gibi…

Ancak hepimiz biliyoruz ki kadına biçilen bir rol var. Ne yaparsak yapalım o duvarı aşamıyor, ayrımcılığı göremiyor, yaratılan baskıyı durduramıyoruz. İşte tam da bu yüzden çok daha temelden başlamak, en başa dönmek gerekiyor. Günlük hayatın içine işlemiş, iyi niyetli gibi görünen ama can yakan o cümlelere dikkat çekmek gerekiyor. Aşağıda kadınlara söylenen sık sık duyduğumuz “cinsiyetçi” sözleri göreceksiniz. Siz de maruz kaldığınız cinsiyetçi sözleri bizlerle paylaşın, belki birçok kişi bizleri nasıl ayrıştırdığının ve nasıl yargıladığının farkında bile değildir…

Not: Aşağıda göreceğiniz her cümle elbette herkesin kullandığı değil, duyduğumuzda çok da garipsemediğimiz, belki çoğu kötü niyetle söylenmeyen ama bize kabul ettirilen cümlelerdir. Ne mutlu bu cümleleri hiç duymamış olanlara!

1. “Şimdi bir şey derdim de neyse kızsın”


Genellikle okul çağındaki erkek çocukların kendilerine biçilen “erkeklik” rolünün verdiği güvenle sık sık kullandıkları cümle. Cümlenin altında ise “Sana çok ağır laflar ederdim ama kızsın, güçsüzsün, dengim değilsin, git işine, uğraştırma beni” dir.

2. “Bize laf getirme”


Laf dedikleri şey o kadar değerlidir ki bir kadının tüm hayatını nasıl yaşayacağına karar verir. Gönlünce eğlenmene, istediklerini giyinmene ya da kimle konuşacağına karışır. En ufak bir hatada ise o laf dönüp dolaşıp sana gelir. Nedendir bilinmez, erkeklere hiç uğramaz o laflar…

3. “Saçı uzun, aklı kısa”


Belki de en can yakan cümlelerden biri de budur. Ancak saçlarıyla yargıladıkları kadınların akıllarıyla hayatlarını kurtardıklarını, çocuklarını eğittiklerini, haksızlıklar karşısında onları savunduklarını, sağlam evlerde oturmalarını sağladıklarını bilmezler. Yoksa bilirler mi?

4. “Yemek yok mu bu evde?”


Nedense “yemek yapmak” kadının ilk ve en kutsal görevi gibi görülür. Yemek yapmazsa suçludur, kıyamet kopar. Hiçbir şey denmese bile imalarla suçlu hissettirilir, çünkü görevini yerine getirmemiştir. Evde yaşayanların eli kolu yokmuş gibi, yemek yapmaları yasakmış gibi…

5. “Ağzına hiç yakışıyor mu?”


Küçüklükten başlar bu laf söylenmeye, “Aa ne kadar cici bir kızsın, yakışıyor mu hiç?” Aynı laflar erkek çocuktan duyulduğunda kıkır kıkır gülmeler, “Hergeleye bak sen neler de biliyor” diye hafiften gururlanmalar. Bu böyle gelir böyle gider, böyle büyüyen çocuklar birer yetişkin olduklarında da eğer kadınlarsa utandırılır, erkeklerde alkışlanır. Bu böyle gelmiş, ama artık böyle gitmesin!

6. “Dua et, kadınsın”


Bu basit 3 kelime o kadar çok şey anlatır ki inanamazsınız. İçinde şiddet de vardır aşağılama da. Hatta yeterince korkutulan bir kadın bağışlandığını bile düşünebilir. En azından şiddet görmediği için şükrederken bulur kendini. Böyle düşünmek zorunda bırakılır…

7. “Sana güveniyoruz ama çevreye güvenmiyoruz.”


Kadınların kendini savunamadığını düşünen herkesin söyleyebileceği aslında oldukça iyi niyetli ama bir o kadar ayrıştırıcı bir cümle. “Güvenmiyoruz” dediklerini zamanında, henüz küçük bir çocukken pohpohlamamışlar, erkekliğiyle yüceltmemişler, onu bu günlere kendi elleriyle hazırlamamışlar gibi…

8. “Kızım ağabeyin uyanınca/gelince kahvaltısını/yemeğini hazırla”

Elbette bir kız kardeşin ağabeyine yiyecek bir şeyler hazırlamasında hiçbir sorun yoktur. Ancak bunun kız çocuğuna bir görev olarak yüklenmesi, hele ağabeyin elleri kolları tutuyorken bunun kız kardeşe yaptırılması ne kadar doğru. Aynı şey erkek çocuğa söylenebilir miydi? “Kız kardeşin uyanınca yemeğini hazırla”

9. “Bu nasıl saç kızım, erkek gibi olmuşsun”


Ne yazık ki bunu kadınlar bile birbirine söylüyor. Çünkü kadınlar için belirlenmiş, kalıplaşmış bir güzellik algısı var. Her zaman feminen ve çekici görünmek zorunda. “Erkek gibi” olmak kadınlığına saygısızlık…

10. “Kızım misafirlere çay koy”


Yine kötü niyetli olmayan ama aynı ortamda bir sürü erkek çocuk olsa da kız çocuktan beklenen iş. Çünkü ona düşer, onun yapması gerekir, münasip olan budur…

11. “Kır dizini, otur evinde”


Bu cümle de kendilerinde kadınların nereye gitmesi ya da gitmemesi gerektiğine karar verebileceğine inanan kişilerin sıkça kullandığı bir cümle. Satır aralarında “Kadınlığını bil, evinde otur, edepli ol” mesajı içerir.

12. “Çocuk ağlıyor!”


Çocuk ağlarsa yalnızca annesi bakar, teyzesi bakar, ablası bakar. “Çocuk ağlıyor” aslında “Kalk da çocukla ilgilen, sustur” imasıdır.

13. “O gün ne giymiştin?”


En can acıtıcı cümledir. Zor bir anını anlatırsın, utandığın, aşağılandığın bir anını anlatırsın. Sokaktan geçerken biri laf atmıştır, belki hiç çekinmeden taciz etmiş belki de daha fazlasını yapmaya kalkışmıştır. Ama önemli olan senin ne giydiğindir, onun ne yaptığın değil…

14. “Elinin hamuruyla erkek işine karışma”

Satır aralarında aşağılayan anlamlar barındırır. “Sen kadınsın, aklın ermez, bu erkek işi, sen beceremezsin” demektir. Tüm yaptıklarımızı buruşturup bir kenara atarak söylenmiştir, belki de daha fazlasını da yapabileceğimizi bildikleri için söylemişlerdir…