Hepimiz kendi seçimlerimizi yaşasak da aslında nihai amacımız “evimiz” diyebildiğimiz bir yer bulabilmek, kendimizi tanımak ve keşfetmek. Ancak özellikle ülkemizde yaşam gün geçtikte daha zor hale geliyor, kültürel anlamda yozlaşıyor ev yolumuzu kaybediyoruz. Gerçek sevgi, paylaşım ve değerlerimizden uzaklaşıyoruz. Aslında evimizi ararken evimizden uzaklaşıyoruz. Bu da birçok insanı yollara, dünyayı keşfetmeye, yeni bir ev bulmaya itiyor. Her ne kadar arkalarında sevdiklerini, geçmişlerini ve ailelerini bıraksalar da her şeyden uzaklaşma isteği ağır basıyor. İşte “evini” arayan Türklerin toplandığı bir yer var. Peru’da 3 bin metre yükseklikteki Calca kasabası…

Calca kasabası, Peru’nun Cusco adlı bölgesinde 3 bin metre yükseklikteki dağlarda kurulu. Bölgenin ana dili İspanyolca olsa da yerel dilleri Keçuva

Bu kasabada insanlar doğallığını kaybetmemiş, kapitalizmden uzak, doğayla iç içe bir yaşam sürüyorlar. En önemlisi ise kendilerini inanılmaz bir kalabalığın ve kaosun için kaybetmiş olarak bulmuyorlar

Türkiye’de yaşayanlar ise günden güne birbirinden uzaklaşan, geçmişinden kopan ve yozlaşan bir toplumun içinde buluyor kendilerini. Hal böyle olunca her birimiz yeni bir “ev” arayışına giriyorlar

Kendilerini iyi hissedebilecekleri, kaostan kaçabilecekleri ve yeni bir “ev” bulabilecekleri umuduyla yola çıkan ve dünyayı dolaşan Türkler kendilerini Calca kasabasında buluyor

View this post on Instagram

Galiba Calca bizim küçük Berlin’imiz oldu. Karşımda karavanla, köpeklerini de yanlarına almış Dünyayı gezen Ayşe ve Hakan var. (@wanderingpebble )(ortalarında bir kara kedi olarak soner 😆) Nasıl esaslı, nasıl gerçek insanlar her ikisi de anlatamam. Hep tanıyor, biliyor gibi olur ya insan… Bende öylesine iz bıraktılar. İtiraf edeyim yakında gidecekler diye yüreğim buruluyor. Yancağzımda Mahmut, karşımda Soner. İkisi de hafifçe uçuşur atmosferde. Öyle uçuş uçuş, hafif insanlar. Daha anlatılacak çok insan var ama güzel anlarda fotoğraf çekmeyi unutuyorum. Neyse ki Mahmut kamerayı kurup çekti. 🙏🏼

A post shared by Bengisu Gençay (@aliceinlatinland) on Aug 9, 2018 at 10:25am PDT

//www.instagram.com/embed.js

Bazıları orayı evleri gibi hissettiklerini söylüyor, bazıları doğasını ve sessizliğini seviyor. Sebebi her ne olursa olsun orada kendilerini buluyorlar ve oraya yerleşmeye karar veriyorlar

Calca kasabasına yolu düşenlerden biri de Yağmur Emirze. Yaklaşık 4 aydır Peru’da olan Yağmur oradaki yerleşik Türklerin sayısının oldukça fazla olduğunu fark ediyor ve her biriyle röportaj yapıyor

Ortaya ise oldukça ilginç istatistiklerin çıktığı bir tablo çıkıyor. Aslında röportajlarda söylenenler Türklerin neden oraya ettiğini, neyi arayıp ne bulduklarını ve Türkiye hakkındaki düşüncelerini gösteriyor

İlk olarak röportaj yapılan birçok Türk, Türkiye’de insanların çok mutsuz olduğundan, kimsenin birbirine sevgisi ve saygısı kalmadığından ve birçok kişinin yapmacık hayatlar yaşadığından yakınıyor

Diğer en büyük sebeplerden biri ise gündem, politika ve geçmişlerinin yok edilmesi. Kültürel olarak kökünden uzaklaşan ve yozlaşan bir toplum

Ekonomi ise bir diğer sebep. Yola çıkan Türkler hayatın pahalılaşması, hayat standartlarının düşmesi ve bunun getirdiği mutsuz topluma da isyan ediyorlar

Ancak elbette birçok konuda zorlanıyorlar. Kültürel kimliklerinden uzaklaşmak onları en çok zorlayan şeylerden biri. Bir diğeriyse elbette sofra ve yemek kültürü

Calca kasabasında bulunan Tükler birbirlerinin oradaki yaşamını daha kolay bir hale getiriyor. Kültürlerini devam ettirip dayanışma ortamı yaratıyorlar

//www.instagram.com/embed.js

Üstelik Calca kasabası halkı konfordan uzak bir yaşam sürüyor. Çamaşır makinası, buzdolabı gibi eşyalar kullanmıyorlar. Kimse kimsenin hayatına karışmıyor. Herkes birbirine oldukça saygılı

Türkiye’deki geçmişini bırakıp Calca kasabasında bir hayat kurma cesaaretini gösteren Türkler söyledikleriyle hepimizi düşünmeye itiyor. Şimdi sizi o videoyla baş başa bırakalım…