Sokaklardan ait olduğumuzu düşündüğümüz hayatlar içinde geçip giderken, bazen işe bazen eve aslında her şeyden kaçarcasına hızlı hızlı yürürken etrafımıza bakıyor muyuz? Gidecek bir yeri olmayanları, bizim bir an önce aşıp geçmek istediğimiz sokaklarda yaşayanları fark ediyor muyuz? Belki acınası bir bakış ya da o bakışın yerine vicdan rahatlatan birkaç kuruş fırlatıyoruz. Belki de onların hayatlarının sergilendiği bir serginin açılış kokteyline yetişiyoruz kim bilir?

Ecem Engin, yıllardır sokaklarda yaşayan erkekleri fotoğraflıyor ancak onu farklı kılan sokak fotoğraflarından ziyade onları sergilediği yer. Sokakta yaşayan insanları onların asla giremeyeceği galerilerden birinde sergilemek yerine onların yaşam alanında, sokakta sergiliyor…

Projenin Instagram hesabına buradan ulaşabilirsiniz.

1989 tarihinde Edremit Balıkesir’de doğan Ecem Engin, Aydın Doğan Anadolu İletişim Meslek Lisesi Gazetecilik Bölümü’nin ardından ve Kocaeli Üniversitesi Fotoğrafçılık ve Kameramanlık Bölümü’ü bitirdi

Foto-muhabirlik ve editörlük deneyimlerinin ardından Halkla ilişkiler ve reklam ajanslarında medya ilişkileri uzmanı olarak çalıştı. 2015 yılından itibaren ise freelance haber üretimine devam ederken, bireysel fotoğraf projelerine ağırlık veriyor

Yılların birikimi sonucu ortaya çıkan projelerden biri de “This Is Not Instagram” adlı proje. Projenin sloganı ise “Fotoğraf öldü! Yaşasın Fotoğraf!”

Slogandan da anlaşılabileceği gibi Engin, hızlı tüketim toplumumuzda fotoğrafların konumuna dikkat çekiyor. Hızlı tüketilen ve asıl sahiplerine ulaştırılmayan fotoğrafları sahiplerine ulaştırmayı seçiyor

Bu proje için ise yıllardır kentsel dönüşüm adı altında soylulaştırma projesiyle yıpratılan, bir dizi sayesinde oldukça popüler hale gelen Balat’ın Lonca Mahallesini seçiyor

Sokakla, mahalleyle, orada yaşayan insanlarla etkileşim kurmak, sokağa bir iz bırakmak amacıyla makinasını alıp sokağa çıkan Engin, “Bu proje bir ‘geri dönüşüm projesidir’.” diyor…


“Fotoğrafların sokağın bir parçası haline gelmesini, orada, sokak izin verdiği sürece, dönüşerek, gelişerek hatta yıpranarak var olmasını hedefledim. Bu proje bir ‘geri dönüşüm projesidir’. Sokaktan aldığımı yine sokağa bıraktığım bir proje. Fotoğrafın sadece sosyal medyaya, Instagram’a ait olmadığını, sergi salonlarının beyaz sonsuzluğu içinde kaybolmaması gerektiğini söylemek istedim.”

Sokaktan aldığını yine sokağa bırakıyor ve çektiği fotoğraflar gerçekten zamanla sokağın bir parçası haline geliyor. Elbette orada yaşayanların desteğiyle…

Fotoğraflarını yücelten ve anlamlandıran bu projeyle sokakta yaşayan insanlarla çok özel ve görünmez bir bağ kuruyor aslında Ecem Engin. Bu süreçte Instagram’ı ve galerileri bir kenara itiyor…

İşte sokaklarda insanlarla buluşan “This Is Not Instagram” projesi ve fotoğrafları…